1 ... 18 19 20 21 22 23 24 25 ... 44

III. BÖLÜM - Microsoft Word tezson[2]. doc

səhifə22/44
tarix21.03.2018
ölçüsü4.8 Kb.

 

III. BÖLÜM 


 


SARMATLARDA ASKER  KÜLTÜR 


 

A. SAVA

Ş

CI UNSUR 


 


1. 

Ya

ş

adı

ğ

ı Kültür Çevresi

 
 
Karadeniz’in  kuzeyindeki  bozkırlar  doğuda  Hazar  Denizinden  batıda 
Macar  ovasına  kadar  çok  geniş  bir  sahayı  kaplamaktaydı.  Bu  kültür 
coğrafyası tarih öncesi devirlerden başlamak üzere çeşitli kültürlerin varlığını 
sürdürdüğü  bir  saha  olmuştur.  Karadeniz’in  kuzeyindeki  bozkırların  adı 
bilinen  ilk  sakinleri  Kimmerler  olarak  bilinmektedir.  Kimmerler  M.Ö.  8. 
yüzyılda  skitlerle  mücadelelerine  kadar  bu  bozkırların  adı  bilinen  ilk 
kavmiydi.  M.Ö.  8.  yüzyılda  skitler  Karadeniz’in  kuzeyinde  egemenliği  ele 
geçirince  skit  kültürü  bu  geniş  coğrafyaya  yayılmıştır.  MÖ.  2.yüzyılda 
Sarmatların aynı kültür coğrafyasında egemenliği sağlamaları sonucunda adı 
geçen coğrafyada Sarmat kültürü yayılmıştır. 
Kimmer ve  skit kültürleri Sarmat kültürüne bir ön model oluşturmuştur. 
Çünkü  Sarmat  kültürü  de  Kimmer  ve  skit  kültürleri  gibi  hareketli  bozkır 
kavimlerinin oluşturduğu bir kültür tipidir. 
Sarmatların  toplumsal  niteliğinin  atlı  göçebe  bir  temele  dayandığı 
açıktır.  Onlar  göçebe  hayatının  gereğince  hayatlarını  sürdürmekteydiler.
240
 
Bozkır  coğrafyası  büyük  ölçüde  hayvancılığa  elverişli  bir  arazidir.  Atlı 
göçebeler  hayvanlarına  su  ve  otlak  bulabilmek  için  sürekli  yer  değiştirme 
ihtiyacı  duymuşlardır.  Göçebelerin  bütün  ruhunu  ve  dünyaya  karşı  takındığı 
tavrı  kendini,  ehlileştirdiği  ata,  büyükbaş  hayvanlara  ve  koyun  sürülerine 
bağlayan  münasebetler  belirlemekteydi.  Göçebelerin  biricik  ciddi  girişimi 
büyük ölçüde hayvan ehlileştirmeye, gayreti de her şeyden önce hayvanların 
sayısının  artmasına  ve  korunmasına  dayanmaktaydı.  Hayvanları  etleri  için 
                                         
240
 Durmuş, 

Sarmatlar,

 s.96 

 
60
değil  daha  ziyade  sütleri  için  beslemekteydiler.
241
Sarmatların  çoğunluğu 
ihtiyaç  duydukları  besinin  ve  giysinin  büyük  kısmını  sağladıkları  sürülerini 
otlatan  göçebelerdi.  Bunlar  Rusya  steplerinin  güneyinde,  Kara  ve  Hazar 
Denizlerine  ve  Rusya’nın  büyük  ırmaklarına  yakın  kışlarlar,  baharda  ise 
sürülerini  otlatmak  için  kuzeye  göçerlerdi.
242
  Strabon  Sarmatların  Maeotis 
bataklıkları arasında kışları geçirdikten sonra, yazları otu bol yaylalara doğru 
sürüleriyle gittiğini söylemektedir.
243
  Ammianus Marcellinus
244
 da; “Sığırlarını 
önlerine katarak sürüleriyle beraber otlatırlar. Burada topraklar hep çimenlidir, 
her  yerde  meyvesi  bol  ağaçlar  vardır.  Nereye  giderlerse  gitsinler  ne  kendi 
besinleri ne de hayvanları için yem eksik olur. Çünkü toprak hep nemlidir ve 
yanlarında  sayısız  ırmak  yatağı  akar”  demektedir.  Sarmatların  yaylak  kışlak 
hayatlarında onlara eşlik eden ev gibi iki odalı üzeri örtülmüş arabaları vardı. 
Ammianus  Marcellinus
245
  şöyle  diyor;  “Sarmatlar  arabalarda  yaşarlar.  Ağaç 
kabuğunu  eğerek  yapılmış  örtülerle  arabalarını  kaplarlar  ve  uçsuz  bucaksız 
boş  topraklarda  sürerler.  Otu  bol  bir  yere  geldiklerinde    yuvarlak  bir  şekil 
oluşturarak arabalarıyla konarlar. Etle ve bol sütle beslenirler. Hayvanları için 
otlak  bittiğinde  arabalarıyla  kurdukları  şehirlerini  çekerler.  Adamlar 
hanımlarıyla  bu  arabalarda  birleşir,  çocuklar  bu  arabalarda  doğar  ve  büyür. 
Bu arabalar onların sürekli ikamet yeridir.” 
Hippokrates
246
  Sarmatların  hayat  tarzlarıyla  ilgili  şu  bilgileri  veriyor; 
“Onlar  ata  biner,  ok  atar,  at  üstünde  kargı  savurur  ve  düşmanla  savaşır. 
Aileleri  ve  çocukları  arabalarda  yaşarlar.  Bu  arabaların  küçükleri  dört 
tekerlekli diğerleri ise altı tekerleklidir. Arabaların dört bir yanı ve üstü keçe ile 
kaplıdır.  Arabalarının  bazıları  iki  bazıları  üç  odalı  yapılmıştır.  Yağmura  kara 
ve  rüzgara  karşı  korunaklıdır.  Arabaları  iki  yada  üç  çift  boynuzsuz  öküz 
çeker. Bu arabalarda kadınlar çocuklarla birlikte yaşar. Erkeklerse at üstünde 
onlara  eşlik  eder.  Onları  koyun  sürüleri,  sığırlar  ve  atlar  izler.  Bir  yerde 
                                         
241
 Durmuş, 

A.g.e.,

 s.98 
242
 Brezezinski, Mielczarek, 

A.g.e.,

 s.2 
243
 Strabon, VII.3.17 
244
 Ammianus Marcellinus, XXXI. 2.18. 
245
 Ammianus Marcellinus, XXXI. 2.18-19. 
246
 Hippokrates,VI.17-18. 

 
61
hayvanlarına ot bulabildikleri sürece kalırlar sonra başka yerlere göç ederler. 
Pişmiş  etle  beslenirler,  kısrak  sütü  içerler,  kısrak  sütünden  yapılan  bir  çeşit 
peynir yerler.” 
Herodotos  ve  Hippokrates  önceden  skitlerin  elinde  bulunan  ve 
sonradan  Sarmatların  kontrolüne  geçen  coğrafyada  kışın  uzun  süre  devam 
ettiğini  ve  sekiz  ay  süresince  dayanılmaz  soğukların  olduğunu 
söylemektedirler.  M.S.  8  –  18  yılları  arasında  Karadeniz’in  Tomis  limanına 
sürgün  edilen  ozan  Ovidius
247
    kışın  donmuş  Tuna’yı  geçen  Sarmatların 
(Yağızlar)  çarpıcı  bir  resmini  verir;  “Onlar  derilerle  ve  pantalonlarla  soğuğu 
etkisiz  hale  getirirler.  Bütün  vücuttan  sadece  yüzleri  açık  kalmıştı. 
Saçlarından sarkan buz saçakları çıngırdıyor, Dudaklarının altındaki sakalları 
donduğu için parıl parıl parlıyordu.” Bu verilen bilgiler neden hayatın kışlak ve 
yaylak  arasında  sürüp  gittiğini  ve  Sarmatların  kavurucu  soğuklarda,  daha 
uygun yerleri kışlamak için seçtiklerini açıklamaktadır.
248
  
Sarmatlar  ata  binmekte,  ok  atmakta  ve  at  üstünde  kargı 
savurmaktaydılar.  Kadınlar  da  erkekler  gibi  hayatlarını  sürdürmekteydiler. 
Herodotos’a
249
  göre,  “Sarmat  kadınları  at  sırtında  ok  atar,  avlanır ve  mızrak 
fırlatırdı. Kadınlar erkeklerle aynı kıyafette savaşa katılırdı.” Hippokrates’in
250
 
verdiği  bilgiler  Herodotos’u  tamamlamaktadır;  “Sarmat  kadınları  kızoğlan  kız 
oldukları  sürece  ata  biner,ok  atar,  at  üstünde  kargı  savurur  ve  düşmanla 
savaşırlar.  Üç  düşman  öldüremedikçe  evlenemezler,  töre  gereğince  hayvan 
kurban  etmeden  kocalarıyla  aynı  evde  oturamazlar.  Bir  kız  kocaya  varınca 
genel bir seferberlik zorunluluğu ortaya çıkmadıkça ata binmeyi bırakır.” 
Sarmatlar  önden  açık  kısa  kaftan  giyiyordu.  Bu  genellikle  geyik  derisi 
yada  yünden  bir  giysiydi.  Pantolonlar  ya  Parth  tarzında  bol  giysilerdi  yada 
daha  ziyade  dar  ve  deridendi.  Korseler  kenevirden  dokunmuştu. 
Herodotos
251
 “kenevirden yapılmış bir giysi parçasını hiç görmemiş biri bunun 
                                         
247
 Ovidius, Tristia, III.10. 
248
Durmuş, 

A.g.e.,

 s.98 
249
 Herodotos,IV.116 
250
 Hippokrates,VI.17 
251
 Herodotos, IV,73 

:

Turkologi -> Tarix -> 2011
2011 -> Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011 -> Azərbaycan xalqının ümummilli lideri
2011 -> T. C. İStanbul üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ tarih ana biLİm dali
2011 -> Dərslik Azərbaycan Respublikası Təhsil Nazirliyinin 1 noyabr 2004-cü IL tarixli 816 saylı əmri ilə təsdiq olunub
2011 -> Turkoloji makaleleri adilhan adiloglu karaçay-malkar türkleri tarihi edebiyati dili turkiston Kutubxonasi 2010 karaçay-malkar türkleri
2011 -> Binder pdf
2011 -> []
2011 -> GiRİŞ Çarlik rusyasi dönemi Öncesi karakalpak türkleri ve karakalpakistan tariHİ


Dostları ilə paylaş:

©2018 Учебные документы
Рады что Вы стали частью нашего образовательного сообщества.
?


iii-monsieur-le-cardinal-.html

iii-mtn---azrbaycan-mill-2.html

iii-mvzu---drs-vsat-vsait.html

iii-nemurire--nviere-i.html

iii-obinerea--revalidarea.html